ÖĞRENCİLİK YILLARIM-6
James Bond Çantasından Üniversite Beşinciliğine
Yirmi yaşında evlendim.
Üniversiteyi kazandım. Devlet memuru oldum.
Bir tarafta aile sorumluluğu, diğer tarafta üniversite ve çalışma hayatı…
Gençlik yıllarında kitaplardan öğrendiğim mücadele anlayışını artık hayatın içerisinde yaşamaya başlamıştım.
Trabzon’da iktisat bölümünü kazanmıştım. Ancak memuriyetle üniversiteyi birlikte yürütmekte zorlandım.
Kahramanmaraş merkeze tayinimi de yaptıramayınca zor bir karar verdim.
Memuriyetten istifa ettim.
Yeniden üniversite sınavına hazırlandım ve 1996 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İşletme Bölümünü kazandım.
O yıllarda üç çocuğum vardı. Hem okumak hem de ailemin geçimini sağlamak zorundaydım.
Trabzon Caddesi’nde, Kıbrıs Meydanı’nda işportacılık yaptım.
Elimde bir James Bond çantası…
İçerisinde müzikli çakmaklar ve değişik modeller…
Zabıta görevlileri geldiğinde çantamı kapatır, bir banka otururdum. Uzaklaştıklarında yeniden satışa başlardım.
Sonra kitap ticareti yaptım.
Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslâm İlmihali ve tefsir eserleri başta olmak üzere çok sayıda kitabı okuyucularla buluşturdum.
Üniversite yıllarında aynı zamanda fahri imam hatiplik de yapıyordum.
Namaz vakitlerinde camiye gittiğim için bazen dersleri kaçırırdım.
Arkadaşlarımdan notlar alır, geceleri çalışırdım.
Bazen sabah ezanına kadar ders çalıştığım olurdu.
Öyle yorulduğum zamanlar vardı ki namazdan sonra tesbih çekerken uyuyakaldığımı hatırlıyorum.
Bu süreçte eşimin fedakârlığını hiç unutamam.
Bazen ders notlarını o okur, ben dinlerdim. Birlikte çalışırdık.
Bütün bu zorluklara rağmen üniversiteyi bölüm beşincisi olarak bitirdim.
O başarı yalnızca benim değildi. Eşimin fedakârlığının, arkadaşlarımın desteğinin ve yıllarca verdiğimiz emeğin de sonucuydu.
Bugün geriye dönüp baktığımda hayatımın birbirinden farklı görünen dönemlerinin aslında birbirini tamamladığını görüyorum.
Yatılı okulda insan tanıdım.
Merdiven boşluklarında kitap okudum.
Öğretmenlerimden ilim ve ahlak öğrendim.
Arkadaşlarımla dostluklar kurdum.
Cami kürsülerinde sorumluluk üstlendim.
Trabzon Caddesi’nde çakmak sattım.
Kitap ticareti yaptım.
Üniversite sıralarında sabahladım.
Ve bütün bu yaşadıklarım beni hayata hazırladı.
Bugün bir şehrin insanlarına hizmet etme sorumluluğunu taşıyorum.
Şunu çok iyi biliyorum:
İnsanın bugünkü şahsiyeti, dün yaşadığı hayatın içerisinde şekilleniyor.
Her şeyin bir mazisi var.
Ve hiçbir emek, hiçbir fedakârlık, hiçbir samimi gayret karşılıksız kalmıyor.
Mehmet Akpınar
20 Ekim 2026