ÖĞRENCİLİK YILLARIM-3

Hayatımıza Dokunan Öğretmenler

İnsanın hayatında bazı öğretmenler vardır. Okul yılları biter ama onların öğrettikleri bir ömür devam eder.

Benim de böyle öğretmenlerim oldu.

Rahmetli Ali Seyithanoğlu Hocamız tarih öğretmenimizdi. Fakat bize yalnızca tarih öğretmedi.

Namaza başlamamızda, Allah’a karşı sorumluluğumuzu kavramamızda ve tarih bilinci kazanmamızda önemli bir rol oynadı.

6 Şubat depremlerinde kendisini kaybettik. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin.

Salih Özsağır Hocamızın ağırbaşlılığı, olgunluğu ve beyefendi kişiliği hâlâ hafızamdadır.

Nevzat Şirin Hocamız ise tevazuu, geniş bilgi birikimi ve öğrencilerle kurduğu güzel iletişimle bizlere örnek olurdu.

Tavsiye ettiği kitapları alır, okur, sonra üzerinde düşünürdük.

Bir de Hüseyin Bahar Hocamız vardı.

Kendisine ayaklı kütüphane derdik.

Ayet, hadis ve fıkıh bilgisi gerçekten genişti.

Gençliğin verdiği heyecanla zaman zaman onunla da uzun tartışmalara girerdik.

Bir defasında tartışma uzayınca:

“Tamam, o zaman siz de İmam-ı Âzam okuyun.”

diyerek konuyu kapatmıştı.

Biz de gider araştırırdık.

Çünkü merak ediyorduk. Öğrenmek, anlamak ve öğrendiklerimizi sorgulamak istiyorduk.

Öğretmenlerimizle fikir ayrılığına düştüğümüz de olurdu. Bazen gençliğin heyecanıyla keskin ifadeler kullanırdık.

Onlar ise sabırla bizi dinler, gerektiğinde düzeltir, yeni kaynaklara yönlendirirlerdi.

Bugün eğitim üzerine düşündüğümde bu hatıraların ne kadar kıymetli olduğunu görüyorum.

Bir öğretmenin öğrencisine kazandırabileceği en önemli şeylerden biri, öğrenme merakıdır.

Çünkü bilgi zamanla unutulabilir. Fakat öğrenme arzusu insanı bir ömür geliştirmeye devam eder.

Biz öğretmenlerimizden yalnızca ders öğrenmedik.

Ahlakı, tevazuu, sabrı, araştırmayı ve insan olmanın sorumluluğunu da öğrendik.

Bazı öğretmenler sınıfta ders anlatır, bazıları ise öğrencisinin hayatına istikamet verir.

Ben bugün de o kıymetli hocalarımı minnetle hatırlıyorum.

Mehmet Akpınar
20 Ekim 2026