İZ BIRAKMAK-2
AKŞEMSEDDİN İMAM HATİP LİSESİ SÖYLEŞİ PROGRAMI
Sevgili Gençler, Ben de Sizin Gibi Bir Öğrenciydim
Kıymetli öğretmenlerim, değerli velilerimiz, sevgili gençler!
Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Ben de bir imam hatip mezunuyum.
1992 yılında mezun olduğum imam hatip lisesinde yedi yıl yatılı okudum.
Bugün karşınızda belediye başkanı olarak bulunuyorum. Fakat sizlerle makamımı değil, hayatımı ve tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.
Çünkü benim de hayallerim vardı.
Benim de ideallerim vardı.
Benim de aşmak zorunda kaldığım engeller vardı.
Ve bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:
İnsanın geleceğini yalnızca içerisinde bulunduğu şartlar değil, o şartlar karşısında gösterdiği irade belirliyor.
İlim, İnsanın Yolunu Aydınlatır
Kur’an-ı Kerim’in ilk vahyinin “Oku!” emriyle başlaması ne kadar anlamlıdır.
Alak suresinin ilk ayetlerinde Rabbimiz okumayı, yaratılışı ve kalemle öğretmeyi hatırlatır.
Zümer suresi 9. ayette ise:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
buyrulur.
Biz gençlik yıllarımızda ilim öğrenmeyi yalnızca diploma kazanmak olarak görmedik.
İlim, insanın kendisini tanımasıydı.
Rabbini tanımasıydı.
İnsanlara faydalı olmanın yollarını öğrenmesiydi.
Biz kitaplarla büyüdük.
Hatta öyle ki hayatı kitaplardan ibaret zannediyorduk.
Meğer kitaplar bizi hayata hazırlıyormuş.
Merdiven Boşluğunda Kitap Okuyan Gençler
Yatılı okulda yaklaşık 250 öğrenciydik.
Akşam etütlerimiz olurdu.
Derslerimizi çalışırdık.
Fakat bir de elimizden bırakamadığımız kitaplarımız vardı.
Yatma vakti geldiğinde kitaplarımızı bırakmak istemezdik.
Koğuşlarda yoklama yapılırdı.
Biz ise battaniyelerimizi alır, merdiven boşluğuna sererdik.
Sırtımızı duvara yaslar, okumaya devam ederdik.
Çünkü başladığımız romanı mutlaka bitirmek isterdik.
Huzur Sokağı, Çöle İnen Nur, Yoldaki İşaretler…
Mehmet Akif, Necip Fazıl, İmam Gazâlî…
Sayısız eser okuduk.
Kitapların altını çizdik.
Kenarlarına notlar yazdık.
Arkadaşlarımızla tartıştık.
Bugün evimde binlerce kitap var.
O kitapların arasında gençlik yıllarımda altını çizdiğim satırlar hâlâ duruyor.
Sevgili gençler!
Size bir tavsiyem var:
Kitapları yalnızca okumayın. Kitaplarla konuşun.
Sorular sorun.
Notlar alın.
Altını çizin.
Araştırın.
Çünkü okuduğunuz bir cümle, yıllar sonra hayatınızın en önemli kararında size yol gösterebilir.
Bir İdealiniz Olsun
Biz gençlik yıllarımızda yalnızca kendi geleceğimizi düşünmüyorduk.
İnsanlığın iyiliği için çalışmayı bir sorumluluk olarak görüyorduk.
Âl-i İmrân suresi 104. ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”
Bu ayet bizim gençlik yıllarımızda önemli bir rehberdi.
İnsanlara iyiliği anlatmayı, güzel ahlakı yaygınlaştırmayı, kötülüklere karşı duyarlı olmayı kendimize sorumluluk kabul ediyorduk.
Peygamber Efendimizin bir kötülük karşısında imkân ve yetki ölçüsünde müdahale etmeyi, buna güç yetmediğinde sözle uyarmayı, o da mümkün değilse kötülüğü kalben reddetmeyi öğütleyen hadisi de bizi çok etkilemişti.
Bugün gençlere söylemek istediğim şudur:
İyilikten yana olun. Haksızlığa karşı duyarsız kalmayın. Fakat bütün bunları ilimle, hikmetle, güzel sözle ve adaletle yapın.
Genç Arkadaşım, Çalış!
Ali Fuat Başgil’in Gençlerle Başbaşa kitabı bizim hayatımızda çok önemliydi.
Onun çalışmaya, iradeye ve bağımsız bir şahsiyet olmaya ilişkin öğütleri bizi derinden etkiledi.
Ben de hayatım boyunca çalışmaktan vazgeçmedim.
Yirmi yaşında evlendim.
Üniversiteyi kazandım.
Devlet memuru oldum.
Fakat hayatın şartları karşısında zor kararlar vermek zorunda kaldım.
Memuriyetten ayrıldım.
Yeniden üniversite kazandım.
Bir taraftan imamlık yaptım.
Bir taraftan ailemin geçimini sağlamak için ticaretle uğraştım.
Trabzon Caddesi’nde çakmak sattım.
Kıbrıs Meydanı’nda James Bond çantamı açıp satış yaptığım günler oldu.
Üç çocuğumun sorumluluğunu taşıyordum.
Üniversite derslerine her zaman devam edemiyordum.
Arkadaşlarımdan notlar alıyor, geceleri çalışıyordum.
Bazen sabah ezanına kadar ders çalıştığım olurdu.
Bütün bu zorluklara rağmen üniversiteyi bölüm beşincisi olarak bitirdim.
Sevgili gençler!
İnsan çalışmaktan utanmaz. İnsan dürüstlüğünü kaybetmekten utanmalıdır.
Başarıda Yol Arkadaşlarının Payı
Benim üniversiteyi bitirmemde eşimin çok büyük emeği vardır.
Bazen o okudu, ben dinledim.
Bazen o sordu, ben cevapladım.
Bazen birlikte uykusuz kaldık.
Hayatta iyi bir yol arkadaşı edinmenin ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrendim.
Sizler de iyi arkadaşlar edinin.
Sizi kötülüğe değil, iyiliğe çağıran insanlarla beraber olun.
Hayatınıza değer katan insanları unutmayın.
Hakikat, Hikmet ve Olgunluk
Gençlik yıllarımızda çok heyecanlıydık.
Doğru bildiklerimizi büyük bir cesaretle savunuyorduk.
Bazen öğretmenlerimizle bile tartışıyorduk.
Bize daha sakin olmamızı, hayatı tanımamızı, sabırlı davranmamızı tavsiye ederlerdi.
O zaman bu tavsiyelerin kıymetini tam anlayamıyorduk.
Fakat yıllar geçtikçe gördük ki:
Haklı olmak kadar haklılığını doğru bir üslupla anlatmak da önemlidir.
İnsanın bilgisi arttıkça tevazuu da artmalıdır.
Cesaretinin yanında merhameti olmalıdır.
İdeallerinin yanında sabrı olmalıdır.
Ve her şeyden önemlisi, insan affetmeyi öğrenmelidir.
Hayatta İz Bırakmak
Bugün gençlerimize hayat tecrübelerimden hareketle birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.
Bir idealiniz olsun. Hayatınızı yalnızca kendi menfaatleriniz üzerine kurmayın.
Kitaplarla dost olun. Okuyun, düşünün, araştırın ve öğrendiklerinizi sorgulayın.
İradenizi güçlendirin. Başarı, çoğu zaman insanın kendisini yönetebilmesiyle başlar.
Ahlakınızı koruyun. Makamlar geçicidir, insanın karakteri kalıcıdır.
İyi arkadaşlar seçin. Arkadaşlarınız geleceğinizi etkiler.
Çalışmaktan utanmayın. Helal kazancın küçüğü büyüğü olmaz.
Zorluklardan kaçmayın. Her engel size yeni bir şey öğretebilir.
İnsan biriktirin. Güven kazanın, gönül kazanın, dostluklarınızı koruyun.
Hikmet sahibi olun. Her doğruyu doğru zamanda ve güzel bir üslupla anlatın.
Ve en önemlisi, bu dünyada güzel bir iz bırakın. Hayatınız yalnızca kendiniz için yaşanmış bir hayat olmasın. İnsanların gönlünde, toplumun hafızasında ve gelecek nesillerin hayatında hayırlı izleriniz bulunsun.
Son Söz
Sevgili gençler!
Bugün sizlerden bir söz istiyorum.
Hayallerinizden vazgeçmeyin.
İlimden uzaklaşmayın.
Kitaplardan ayrılmayın.
Ahlakınızı hiçbir menfaate değişmeyin.
Ve unutmayın:
Bugün hangi sırada oturduğunuzdan daha önemli olan, yarın insanlığa hangi hizmetleri sunacağınızdır.
Allah yolunuzu, bahtınızı açık eylesin.
Hepinizi sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum.
Mehmet Akpınar
17 Ekim 2026