GÖZYAŞINDAN ÖNCE DÖKÜLMESİ GEREKEN TER…
Tarih bazen milletlerin önüne sadece olayları değil, aynaları da koyar.
O aynaya baktığımızda gördüğümüz şey çoğu zaman başkalarının hatalarından önce kendi eksiklerimizdir.
Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan acılar karşısında insanlığın vicdanı sızlıyor. Mazlumların ardından gözyaşı dökülüyor, dualar ediliyor, acılar paylaşılıyor.
Elbette gözyaşı değerlidir…
Çünkü merhameti olmayanın insanlığı eksiktir.
Fakat insan bazen kendisine şu soruyu da sormalıdır:
Gözyaşı dökülecek gün gelmeden önce, ne kadar gayret ettik? Ne kadar çalıştık? Ne kadar birlik olduk?
Merhum Mehmet Âkif’in ruh dünyasında da yankısını bulan hakikat buydu:
Sadece üzülmek yetmez; emek vermek, alın teri dökmek, sorumluluk almak gerekir.
Tarih bize bunun en acı örneklerinden birini Endülüs’te gösterdi.
Bir zamanlar Endülüs; ilmin, sanatın, mimarinin, tıbbın ve şehir medeniyetinin dünyaya ışık tuttuğu bir merkezdi.
Kütüphaneleriyle, âlimleriyle, eserleriyle insanlığa büyük katkılar sunan bir medeniyetti.
Fakat hiçbir medeniyet sadece geçmiş başarılarıyla ayakta kalamaz.
İlimden uzaklaşınca…
Birlik zayıflayınca…
Sorumluluk duygusu kaybolunca…
Güçlü medeniyetlerin bile duvarları çatlamaya başlar.
Rivayet edilir ki, Granada kaybedildikten sonra son hükümdar geriye dönüp şehre bakarak hüzünlenir. Annesi Ayşe Sultan’ın ona söylediği aktarılan şu söz ise tarihin hafızasına kazınır:
“Erkekler gibi savunamadığın bir şey için kadınlar gibi ağlama…”
Bu söz aslında bir kişiden çok bütün toplumlara yapılmış bir muhasebe çağrısıdır.
Mesele gözyaşını küçümsemek değildir.
Mesele, gözyaşı günleri gelmeden önce sorumluluk alabilmektir.
Bugün de insanlığın ihtiyacı olan şey sadece öfke değil; akıl, ahlak, ilim, teknoloji, üretim ve birliktir.
Çünkü dünyada söz sahibi olmak isteyen toplumlar önce kendi insanını yetiştirir.
Bilimde güçlü olur.
Ekonomide güçlü olur.
Adalette örnek olur.
Ahlakta sağlam durur.
Gücün karşısında eğilmeyen, mazlumun yanında durabilen bir medeniyet ancak böyle inşa edilir.
Tarih bize şunu öğretir:
Bir medeniyeti ayakta tutan sadece kalabalıklar değildir; karakterdir.
Bir milleti güçlü yapan sadece sözleri değildir; ortaya koyduğu emektir.
Ve bazen tarihin en ağır sorusu şudur:
“Bugün ağladığımız şeyler için dün ne kadar ter döktük?”
Mehmet Akpınar
04 Temmuz 2026