BAŞARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER
İnsan hayatında başarıya ulaşmak ister. Kimi ilimde, kimi ticarette, kimi siyasette, kimi de ahlâkta başarılı olmak ister. Kimi kilo vermek, kimi sigarayı bırakmak, kimi de daha iyi bir insan olmak için mücadele eder. Ancak her başarının önünde bazı engeller vardır…
Bu engellerin en büyüğü çoğu zaman dışarıda değil, insanın kendi içindedir: Tembellik…
Tembellik, insanın yapabileceği halde yapmamasıdır. Ertelemesidir. “Yarın başlarım” diyerek bugününü kaybetmesidir. Nice kabiliyetler, nice hayaller, nice hedefler tembelliğin mezarlığında yok olup gitmiştir.
Bir diğer büyük engel ise yakın çevredir…
İnsan bazen düşmanından değil, dost bildiğinden zarar görür. Çünkü herkes sizin yükselmenizi istemez. Siz değişmeye başladığınızda, çalıştığınızda, ilerlediğinizde bazı insanlar rahatsız olur. Kendileri aynı yerde kalırken sizin ilerlemeniz onları huzursuz eder.
Bu yüzden kimi zaman;
“Boş ver…”
“Bu kadar uğraşmaya ne gerek var…”
“Sen mi kurtaracaksın dünyayı…”
“Bir şey olmaz…”
gibi cümlelerle insanın eteğinden tutup aşağı çekmeye çalışırlar.
Özellikle kötü alışkanlıkları bırakmak isteyenler bunu çok iyi bilir. Zayıflamak isteyen bir insana sürekli ikram yapılır. Sigarayı bırakmak isteyene sigara uzatılır. Çalışmak isteyene eğlence teklif edilir. Değişmek isteyen insanın karşısına önce alışkanlıkları, sonra çevresi çıkar…
Peki insan kaderini değiştirebilir mi?
Bu konuda düşünürler farklı görüşler ortaya koymuştur. İbn Haldun, “İnsan alışkanlıklarının çocuğudur.” der. Gerçekten de alışkanlıklar insan üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Sürekli tekrar edilen davranışlar zamanla karaktere dönüşür.
Fakat İmam-ı Gazali’nin yaklaşımı daha umut vericidir. Ona göre insan iradesiyle nefsine hâkim olabilir, alışkanlıklarını değiştirebilir, kötüden iyiye doğru yönelip kendini yeniden inşa edebilir.
Aslında ikisi de haklıdır…
İnsan alışkanlıklarının etkisi altındadır; fakat alışkanlıklarının mahkûmu değildir.
Çünkü Allah, insana irade vermiştir.
İnsan iradesi sayesinde tembelliği yenebilir.
İnsan iradesi sayesinde kötü arkadaşlardan uzaklaşabilir.
İnsan iradesi sayesinde nefsinin arzularına “hayır” diyebilir.
İnsan iradesi sayesinde yeni bir hayat kurabilir.
Bugün dünyada başarılı olmuş insanların hayatlarına baktığımızda, ortak noktalarının üstün zekâ değil; kararlılık, disiplin ve irade olduğunu görürüz.
Başarıya giden yolda önümüzde duran en büyük düşman çoğu zaman ne ekonomi, ne siyaset, ne de şartlardır…
En büyük düşman; tembellik, nefsin rahatına düşkünlüğü ve insanı aşağıya çeken çevredir.
Bunları aşabilenler ise hedeflerine ulaşırlar.
Çünkü insanı başarıya götüren şey, şartların mükemmel olması değil; iradesinin güçlü olmasıdır…
Mehmet Akpınar
20 Haziran 2026