ALTINCI KISIM BİR NESLİN DOSTLUĞU VE OLGUNLAŞMASI
HATIRAT 23 — Aynı Koğuşta Başlayan, Bir Ömür Süren Dostluklar
Birlikte uyuduk.
Birlikte ağladık.
Birlikte güldük.
Kavga ettiğimiz de oldu.
Barıştığımız da.
Pikniklere gittik.
Birbirimizin sırlarını, sevinçlerini, acılarını paylaştık.
Yıllar geçti.
O öğrencilerden doktorlar, mühendisler, mimarlar, iş insanları, öğretmenler ve yöneticiler yetişti.
Bugün Kahramanmaraş’ta farklı sorumluluklar üstlenen arkadaşlarımız arasında:
Fatih Yıldız, Mehmet Demir, Ali Aydın, Adem Aydoğan, Mustafa Yılmaz, Hüseyin Baydağ, Fikret Buğdaycı, Abdullah Karasakız ve Adem Ufak Şeker de bulunuyor.
Biz birbirimizi makamlarımızdan önce tanıdık.
HATIRAT 24 — Bizi Partiler ve Gruplar Ayıramaz Diyorduk
Gençlik yıllarımızda büyük idealler taşıyorduk.
Partilerin, derneklerin ve farklı grupların insanları birbirinden uzaklaştırmaması gerektiğini düşünüyorduk.
Birlikte hareket etmeyi, ortak değerlerde buluşmayı önemsiyorduk.
Kimi zaman dar grup anlayışlarını eleştiriyorduk.
Bu nedenle farklı çevrelerle tartışmalarımız oluyordu.
Bizim aradığımız şey yalnızca bir gruba mensup olmak değil, hayatımıza yön verecek bir istikamete sahip olmaktı.
HATIRAT 25 — Çok Hızlısınız, Bir Gün Yorulursunuz!
Öğretmenlerimiz bize:
“Çok hızlısınız. Bir gün yorulursunuz.”
derlerdi.
“Evlendiğiniz zaman, ticarete başladığınız zaman bakalım aynı düşünceleri savunabilecek misiniz?”
diye sorarlardı.
Biz ise:
“Hakikat değişmez hocam!”
diye cevap verirdik.
Yıllar sonra hayatın sorumluluklarıyla karşılaştığımızda onların ne anlatmaya çalıştığını daha iyi anladık.
Hakikate bağlılık kadar sabır, yöntem, ölçü ve hikmet de önemliydi.
Gençlikte ideallerimiz büyüktü. Hayat bize o idealleri hikmetle taşımayı öğretti.