İKİNCİ KISIM YATILI OKUL:BİR HAYAT MEKTEBİ

HATIRAT 4 — İki Yüz Elli Öğrencilik Büyük Bir Aile

Yedi yıl yatılı okudum.

Yaklaşık 250 öğrenciydik.

Üst sınıflardaki abilerimizi tanıyorduk.

Alt sınıflardaki kardeşlerimizi tanıyorduk.

Birbirimizin huyunu, karakterini, davranışlarını biliyorduk.

Kötü örnekler de vardı, iyi örnekler de.

Biz iyi insanları örnek almaya çalışıyorduk.

Yatılı okul bize yalnızca ders değil, insan tanımayı da öğretti.

HATIRAT 5 — İyi Abiler, Kötü Örnekler ve Karakter Eğitimi

Üst sınıflarda babacan, merhametli, güzel ahlaklı abilerimiz vardı.

Onların nasihatlerini dinlerdik.

Davranışlarını örnek alırdık.

Yanlış davranışlar sergileyen öğrenciler de vardı.

Onların hatalarını görür, aynı yanlışları yapmamaya çalışırdık.

Bugün anlıyorum ki insan bazen iyi örneklerden ne yapacağını, kötü örneklerden ise ne yapmaması gerektiğini öğreniyor.

İnsan yetiştiren yalnızca kitaplar değildir. İnsanların karakterleri de birer kitaptır.

HATIRAT 6 — Öğrenci Öğrenciyi Yetiştiriyordu

Alt sınıflardaki öğrencilerle ilgileniyorduk.

Kitap hediye ediyorduk.

Birlikte ders çalışıyorduk.

Beşerli, onarlı gruplar oluşturuyorduk.

Sohbetler yapıyorduk.

Öğrendiklerimizi paylaşıyorduk.

Belletmen öğretmenlerimiz vardı ama her zaman yanımızda değillerdi.

Bu nedenle birbirimize rehberlik ediyorduk.

Bizim yatılı okulumuz yalnızca bir okul değil, adeta bir külliyeydi.

HATIRAT 7 — Merdiven Boşluğunda Sabahlayan Kitaplar

Herkes uyuyordu. Biz ise bir romanın sonunu merak ediyorduk.

Akşam etütleri biterdi.

Yoklamalar yapılırdı.

Yatma vakti gelirdi.

Fakat elimizdeki kitabı bırakmak istemezdik.

Battaniyelerimizi alıp merdiven boşluğuna sererdik.

Sırtımızı duvara yaslar, okumaya devam ederdik.

Bazen bir romanın son sayfasına ulaşmadan gözümüze uyku girmezdi.

O günlerde okuma sevgisi içimizde öylesine büyümüştü ki kitaplar hayatımızın ayrılmaz parçası olmuştu.

O merdiven boşluğunda yalnızca kitap okumuyorduk. Farkında olmadan geleceğimizi inşa ediyorduk.