SEN DE Mİ BRÜTÜS

Kur’an‑ı Kerim, Enfal Suresi 8:73, birliğin ve dayanışmanın önemini vurgular.

“Kâfirlik edenler birbirlerinin dostudur; siz de bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat olur.”

Topluluk olarak kenetlenmezsek, dostluk ve sadakat zinciri kırılır.
Hem içten hem dıştan yara alırız.

Aliya İzzetbegoviç’in sözü bunu günümüz diliyle doğrular:

“Sonunda hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliğidir.”

Bazen en acı darbeyi düşman değil, en yakınlarımızın sessizliği ve ihanetleri vurur.

Tarih de bunu kanıtlar.

Julius Caesar, beklemediği yerden, en yakını Brütüs’ten ihanet görerek yıkılır.

“Sen de mi Brütüs”?,sözü, ihanetin en sarsıcı yüzünü simgeler.

Günümüz dünyasında da durum farklı değil.

İç çekişmeler, güven zayıflığı ve dost görünümlü ihanetler, dış tehditlerden çok daha yıkıcıdır.

Venezuela örneğinde olduğu gibi, bir liderin çöküşü çoğu zaman kendi iç yönetiminden kaynaklanır.

Hem Enfal suresinin ayeti hem İzzetbegoviç’in sözü ortak bir çağrıda bulunur:

Dış düşmana karşı olduğu kadar, kendi içimizdeki tembelliğe, hasete ve sessizliğiyle ihanet eden yakınlara karşı da uyanık olmalıyız.

Birlik ve sadakat, sadece askeri ya da siyasi bir gereklilik değil,
İnsanların ve toplumların bekasını koruyan temel bağdır.

Bu sebeple uyanık olmak gerekir.

Su uyur, düşman uyumaz; her adım, her plan, tüm olası engeller hesaba katılarak atılmalıdır.

Peygamber Efendimiz'in hadisi ışığında Hazreti Ömer şöyle demiştir: “Takva nedir diye sorulduğunda, dikenli yoldan yürüdün mü?

Evet, paçalarımı sıvadım, dikenlere basmamaya çalıştım.”

Takva, doğruluk, dikkat ve emin dostlarla birlikte hareket etmek;

işte zafere götüren yoldur.

Mehmet AKPINAR
01 MART 2026