KİBİR:İNSANI BATIRAN GÖRÜNMEZ TAŞ

“El-kibru beteru’l-hakkı ve ğamdu’n-nâs…”

Yani hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmek…

Muhammed Efendimiz’in bu sözü, aslında insanın iç dünyasına tutulmuş en keskin aynadır…

Kibir…
Dışarıdan bir büyüklük gibi görünür,
Ama içeriden bir çöküştür…

Tabiinden bir âlimin dediği gibi:
“Kibir, denizde ağır bir taşla yüzmeye benzer…”
Yüzdüğünü zannedersin…
Ama aslında batarsın…

İnsan…
Bir damla sudan yaratılmış…
Topraktan yoğrulmuş…

Peki nasıl olur da
Azamet yalnızca Allah’a aitken,
kul kendine büyüklük payı çıkarır?..

Azamet yalnızca O’na mahsustur…
İnsana düşen ise acziyetini bilmek, haddini bilmektir…

Muhammed Efendimiz’in hayatına bakıyoruz…

Ne saraylar…
Ne korumalar…
Ne de erişilmezlik…

Aksine…
Mütevazı bir yürüyüş…
Merhamet dolu bir kalp…

Bir Yahudi’nin onu sınamak için saldırdığı an…
Boğmaya çalıştığı an…

Ömer kılıcına davranırken,
Efendimiz “Bırak…” diyor…

Ve o merhamet…
Bir kalbi fethediyor…

İşte fetih budur…
Toprak değil…
Gönül fethetmek…

Bugün ise…

Görev verilen insanların bir kısmı…
Yükseldikçe büyümüyor…
Yükseldikçe küçülüyor…

Bir koltuk…
Bir unvan…
Bir yetki…

Ve ardından gelen o hastalık:
Kibir…

Aslında mesele çok açık…

İçi dolu olan eğilir…
İçi boş olan dik durur…

Bir buğday başağı gibi…

Dolu başak…
Ağırdır…
Eğilir…

Boş başak…
Hafiftir…
Dik durur…

İnsan da böyledir…

İlim arttıkça tevazu artar…
Ahlak yükseldikçe ses alçalır…
Vizyon genişledikçe ego küçülür…

Ama iç boşsa…
Gürültü büyür…

Furkan Suresi müminleri anlatırken şöyle der:

“Onlar yeryüzünde tevazu ile yürürler…”

Ne kibirli…
Ne de gevşek…

Orta yol…
Denge…

İşte Peygamber yolu…

Bugünün en büyük krizi nedir biliyor musunuz?

Ne ekonomi…
Ne siyaset…

İnsan yetiştirme krizi…

İyi zannedilenlerin bozulması…
Dava adamı denilenlerin değişmesi…
Göreve gelince karakterin çözülmesi…

Bu bir sistem meselesi değil sadece…
Bu bir terbiye meselesi…

Çözüm nerede?..

Kendi insanını kendin yetiştirmekte…
Değerlerle yoğrulmuş bir nesil inşa etmekte…

Hazır insanlarla değil…
İnşa edilmiş insanlarla yürümekte…

Ve en önemlisi…

Herkes önce kendine bakacak…

Ben kibirli miyim?..
Ben insanları küçümsüyor muyum?..
Ben makamı mı büyütüyorum, yoksa makam beni mi küçültüyor?..

Çünkü kibir…
Başkalarını değil…
Önce sahibini batırır…

Ve tevazu…
İnsanı küçültmez…
Büyütür…

Mehmet Akpınar
30 Nisan 2026