BİR KİŞİ YETER… AMA “BEN VARIM” DİYEN

Bu milletin asıl problemi yokluk değil…
Hissizliktir…
Vurdumduymazlıktır…

Mehmet Akif Ersoy ne diyordu:
“His yok, hareket yok… Leş mi kesildin?”

Bu bir serzeniş değil…
Bir uyarıdır…

Ve Necip Fazıl Kısakürek’in o meşhur çağrısı:

“Kimse yok mu?” denildiğinde
“Ben varım!” diyebilen bir gençlik…

İşte mesele tam da burada başlıyor…

Sütçü İmam…
Bir kurşun attı…
Bir şehri ayağa kaldırdı…

Kahramanmaraş’ın Kurtuluşu
bir kişinin cesaretiyle başladı…

Demek ki:
Bir uyanık, bin uyuyanı uyandırır…

Bugün hep şikâyet ediyoruz…
Ama kendimize bakmayı ihmal ediyoruz…

Oy verirken bile:
ehliyeti değil, yakınlığı esas alıyorsak…
çıkarı, adaletin önüne koyuyorsak…

Sonra ortaya çıkan tablodan sadece yöneticiyi sorumlu tutabilir miyiz?…

Kur’an şöyle buyurur:

“Bir toplum kendisini değiştirmedikçe,
Allah onların durumunu değiştirmez.”
(Ra’d Suresi 11. Ayet)

Yani değişim:
yukarıdan değil…
içeriden başlar…

Muhammed (s.a.v.)’in ölçüsü de aynı:
“Bir kişi, bir cemaat gibidir.”

İnanan…
sorumluluk alan…
“ben varım” diyen bir insan…

bazen bir toplumu ayağa kaldırır…

Bu milletin kaderini değiştirecek olan şey:
ne para…
ne yetki…

“Ben varım” diyen insanların çoğalmasıdır…

Ve o gün geldiğinde…
vurdumduymazlık değil…
adanmışlık kazanacaktır…

Mehmet Akpınar
02.05.2026