KÖLELİĞE ALIŞAN RUH, ÖZGÜRLÜĞÜ TAŞIYAMAZ

Toplumlar sadece zincirlerle köleleştirilmez…

Bazen zihinler bağlanır, bazen alışkanlıklar…

En tehlikelisi de budur zaten…

Cumhuriyet döneminden bu yana bu topraklarda insanlar çoğu zaman konuşmaktan çekinmiş, sorgulamaktan uzak durmuş, hakikati haykırmak yerine susmayı tercih etmiştir…

Çünkü baskı sadece dışarıdan gelmez…
Baskı, zamanla insanın içine yerleşir…

Ve insan bir süre sonra zincirlerini sever hale gelir…

Bugün bazı bölgelerimize baktığımızda bunun izlerini açıkça görüyoruz…

Yıllarca “bizden neden bir şey çıkmıyor” diye sızlananlar,
İçlerinden biri çıktığında ise ilk taşı atan oluyor…

Çünkü mesele başarı değildir…
Mesele, alışılmış düzenin bozulmasıdır…

Kölelik sadece zincirle olmaz…
Kölelik bazen zihinde başlar…

Tarihte bunun sayısız örneği var…

Fyodor Dostoyevski bir hatıratında anlatır…
Hapishanenin kapısındaki köpek…
Herkes ona tekme vurur, o ses çıkarmaz…

Bir gün biri merhametle başını okşar…
Ve köpek bu kez saldırır…

Çünkü o, şefkati değil…
Zulme alışmıştır…

Zulüm onun normali olmuştur…

Aynı gerçekliği İslam tarihi de anlatır…

Zeyd bin Harise…
Bir köleydi… ama özgürlükle tanışınca bir ordunun komutanı oldu…

Oğlu Usame bin Zeyd…
Genç yaşta İslam ordularına komuta etti…

Bilal-i Habeşi…
Zincirlerden kurtuldu…
Ama sadece bedeni değil, ruhu da özgürleşti…

Ve ezanla bir ümmetin sesi oldu…

Çünkü İslam bir şeyi değiştirdi…
Sistemi değil önce insanı değiştirdi…

“Kullara kul olmayın” dedi…
“Sadece Allah’a kul olun” dedi…

Ve işte o zaman köleler efendi oldu…

Ama özgürlük bir anda taşınamaz…
Alışmamış bir ruha ağır gelir…

Yıllarca susmuş bir toplum…
Bir anda konuşanı kabullenemez…

Yıllarca ezilmiş bir zihin…
Ayağa kalkanı hazmedemez…

Bugün yaşanan da tam olarak budur…

İçinden çıkan, temiz, gayret eden, mücadele eden insanlara karşı oluşan haset…
Aslında bir karakter sorunu değil…
Bir alışkanlık sorunudur…

Köleliğe alışmış ruh…
Özgür insanı tehdit olarak görür…

Kur’an bunu asırlar önce anlatmıştır…

Habibun Neccar…

Peygamberler insanları özgürlüğe çağırdığında…
Toplum onları tehdit etti…

“Düzenimizi bozuyorsunuz” dediler…

Çünkü özgürlük…
Düzeni değil, düzenbazlığı bozar…

Habibun Neccar koşarak geldi…
Hakikatin yanında durdu…

Ve bunun bedelini canıyla ödedi…

Tarih değişir…
İsimler değişir…
Ama zihniyet değişmez…

Bugün de mesele aynıdır…

Hakikati söyleyenle…
Alışkanlığı savunanın mücadelesidir bu…

Ve unutulmamalıdır…

Özgürlük…
Sadece zincirleri kırmak değildir…

Özgürlük…
Zihni de kurtarmaktır…

Köleliğe alışmış bir ruh…
Özgürlüğü taşıyamaz…

Ama özgürlüğü öğrenmiş bir ruh…
Asla yeniden köle olmaz…

Mehmet Akpınar
11.04.2026