ÖĞRENCİLİK YILLARIM-4 HAYATIMIZA İSTİKAMET VEREN ÖĞRETMENLER

Rahmetli Ali Seyithanoğlu Hocamız…

Tarih öğretmenimizdi.

Fakat bize yalnızca tarih öğretmedi.

Namaza başlamamızda önemli bir rol oynadı.

Allah’a karşı sorumluluğumuzu hatırlattı.

Tarih bilinci kazandırdı.

Hayatı tanımamıza yardımcı oldu.

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde kendisini kaybettik.

Allah rahmet eylesin.

Bazı öğretmenler okuldan ayrıldığınızda geride kalmaz. Bir ömür sizinle yürür.

Salih Özsağır Hocamızın ağırbaşlılığı…

Olgunluğu…

Beyefendi kişiliği…

Nevzat Şirin Hocamızın tevazuu…

Geniş bilgi birikimi…

Öğrencilerle kurduğu iletişim…

Onların yalnızca anlattıklarından değil, davranışlarından da öğreniyorduk.

Nevzat Şirin Hocamızın tavsiye ettiği kitapları alıp okuduğumuz günleri hatırlıyorum.

İlim insanı yükseltir. Fakat ilme tevazu eşlik ederse insanın şahsiyeti de güzelleşir.

Hüseyin Bahar Hocamıza ayaklı kütüphane derdik.

Ayet bilgisi, hadis bilgisi, fıkıh bilgisi çok genişti.

Onunla bile tartışmaya girerdik.

Bir keresinde uzun tartışmanın ardından:

“Tamam, o zaman siz de İmam-ı Âzam okuyun.”

diyerek konuyu kapatmıştı.

Biz de araştırıyorduk.

Çünkü öğrenme heyecanımız çok büyüktü.

Bu bölümde hocamızın yıllar sonra hatırladığınız “otobanda yürüyen develer” benzetmesine de yer verebiliriz.

İnsanların zaman zaman farklı yönlere meyletseler de temel istikametlerini korumalarının önemini anlatan bu benzetme, gençlikten olgunluğa uzanan hayat yolculuğunuza uygun düşüyor.

Biz soru sorardık.

İtiraz ederdik.

Araştırırdık.

Bazen öğretmenlerimizle uzun tartışmalara girerdik.

Kimi zaman gençliğin heyecanıyla fazla keskin konuştuğumuz olurdu.

Fakat öğretmenlerimizin sabrı ve tecrübesi de bize bir şeyler öğretiyordu.

Bugün geriye dönüp baktığımda o tartışmaların düşünce dünyamızın gelişmesine katkı sağladığını görüyorum.

İyi öğretmen, öğrencisinin yalnızca cevaplarını değil, sorularını da önemseyen insandır.